ÖFKE ve YAŞAM


ÖFKE ve YAŞAM

Büşra Nur POLAT

Psikolojik Danışman

İnsan duygularıyla birlikte çok boyutlu bir varlıktır. Mutlu, heyecanlı, hevesli, gururlu gibi olumlu duyguları yaşamamız kadar mutsuz, suçlu, öfkeli, utanmış, korkmuş gibi duyguları yaşamamız da bir o kadar normaldir. Önemli olan deneyimlediğimiz duyguları sağlıklı bir şekilde dışavurabilmemiz ya da kendi içimizde anlamlandırabilmemizdir.

Bahsedilen duyguların en önemlilerinden birisi de öfkedir. Öfke, kontrol edildiğinde oldukça sağlıklı bir duygu iken kontrol edilemediğinde bizi kontrol etmeye başlayan tehlikeli bir duygu haline gelmektedir. Öfkeyle attığımız adımlarda kendimizi istemediğimiz bir yerde istemediğimiz bir durumda bulabiliriz. Aslında en az mutlu olmak kadar normal olan bu duyguyu doğru bir şekilde ifade edebilek için öncelikle bu duygumuzu tanımamız gerekir. İnsan öfkesini neyin harekete geçirdiğini ve kendisine aynı zamanda çevresine etkilerini bildiğinde duygusunu tanımaya başlar.

Öfkeyi genel olarak bireyin kendisini, varlığını veya değerlerini saldırı altında hissettiğinden ortaya çıkan bir heyecan ve kriz hali olarak tanımlayabiliriz. Bu tehdit bazen çıkarlarımıza zarar gelmesinden bazen isteklerin doyurulamamasından bazen de haksızlıkla karşılaşmasından kaynaklı hissedilebilir.

Acaba öfkenin bedenimizde, zihnimizde ve ilişkilerimizde ne gibi etkileri olur?

Öfke olumsuz bir duygu olarak tanımlandığı için bu duygu yaşanırken yine olumsuz duyguları ve davranışları tetiklemesi beklenesi bir durumdur. Örneğin öfkeli bir insan saldırgan bir ruh haline bürünebilir, duygularını ve davranışarını kontrol etmekte güçlük yaşayabilir.

Bedensel boyutta incelediğimizde sık ve kesik nefes alıp verme, kalp atışında yükselme, avuç içlerinin terlemesi, mutsuzluk ve gerginlik yaşama başlıca belirtiler sayılabilir. İleri boyutlarda öfke yaşamak ve bunu sağlıklı bir şekilde dışavuramamak ya da iç dünyamızda işleyememek vücudumuzda daha farklı etkilere neden olabilmektedir. Günümüzde sıkça karşılaştığımız fizyolojik nedenlere dayandıralamayan mide ve bağırsak sorunları, baş ağrıları gibi problemlerin de öfkeli bireylerde görülmesi olasıdır.

İlişkisel boyutta incelediğimizde öfke, bireylerin sosyal ve duygusal ilişkilerine zarar verir. Malesef ki yönetilemeyen bir öfke bazen haklı bir durumda bile insanı yanlış iletişim yüzünden haksız duruma düşürebilir. Aynı şekilde başkalarının karşısında küçük düşürebilir, toplumsal saygısını kaybetmesine neden olabilir. Saldırgan davranışlara iterek belki sonrasında pişman olacağı davranışlar sergilemesine yol açabilir. Bir başka yönden öfke bulaşıcıdır. Püskürtülen öfke çevresindekilere ya korku ya öfke ya da başka olumsuz bir duygu olarak geri gider. Sinirli ebeveynin çocuklarında da sinirli ve sadırgan davranışların görülmesi çok olasıdır. Çocuklar ebeveynlerinden birçok şeyi nasıl yapmaları gerektiğini öğrendiği gibi duygularını da nasıl yansıtacağını yine ebeveyninden öğrenir. Öfkelendiğinde tabaklar fırlatılan, kapılar çarpılan bir evde çocuk da öfkeli bir anında nesnelere ya da bir başkasına zarar vermekten çekinmeyecektir. Bir bireyde öfke bazen bu şekilde öfkeye dönüşürken bazen de sinidirilmişliğin etkisiyle bireyde özgüven eksikliğine ve kaygıya yol açabilir.

Öfkeli bir birey yaptığı işe odaklanmakta güçlük çeker, üretkenliği azalır, performansı olumsuz yönde etkilenir. Sahip olduğu olumsuz duygunun etkisiyle karamsarlığı artar. Yaşadığı olayları ve geleceği daha karamsar bir gözle görmeye başlar. Anın verdiği lezzetlerden faydalanmaları zorlaşırken eleştirel bir tutum takınırlar. Bu durum da bireyi umutsuzluğa iterek kendisini çaresiz hissetmesine neden olabilir.

Öfkenin nedenlerine baktığımızda bu nedenler her insan için farklıdır. Birimizi çileden çıkartan bir durum bir başkası için hiç üstünde durulmayacak bir mevzu olabilir. Ancak bireylerin travmatik deneyimleri, uzun zamandır çözümlenememiş problemleri söz konusu ise öfkelenme durumu da çok daha kolay olmaktadır. Aslında genel olarak baktığımızda birçok insan kişisel amaçlarına ulaşmadıklarını, engellendiklerini, haksızlığa uğradıklarını, özgürlüklerini yaşayamadıklarını, anlaşılmadıklarını hissetikleri zaman öfkelenmektedirler. Bunun yanından elbette bizi öfkelendiren dış unsurları göz ardı edemeyiz. Önceden de bahsedildiği gibi öfkeli bir ebeveyn modelinin olması, otoriter anne baba tutumu, maddi ve manevi ihtiyaçlarının karşılanmaması, önemsenmemek, eleştirilmek, onaylanmamak, nezaketten yoksun bir ortamda olmak, şiddet ve zorbalığa maruz kalmak, travmatik olaylar da bireyin öfkelenmesinde önemli rol oynar.

Öfke bizim çok uysal ve sakin olarak tanımladığımız insanlar da dahil olmak üzere herkes de görülür. Öfke bizehayatımızda neyin nasıl olması gerektiği konusunda önemli ipuçları verir, sorunlarımızı ortaya çıkarır. Aynı zamanda bizi maddi ve manevi tehlikelere karşı uyanık tutar. Önemli olan bu duyguyu da diğer her duyguda olduğu gibi sağlıklı bir şekilde yönetebilmektir.

Peki acaba öfkenin bizim üstümüzde kontrolü ele geçirdiğini nasıl anlarız? Öfkeye ne zaman müdahale edilmeli?

Birey;

  • Öfkeyi günlük bir rutin haline getirdiyse yani sürekli birileri ile tartışıyorsa,

  • Kendi yaşıtlarıyla karşılaştırıldığında daha öfkeliyse

  • Öfke halinde çevreden sakinleştirilmeye yönelik yardımlara cevap vermeyip tersine bu duruma daha çok sinirleniyorsa

  • Önemsiz gözüken konularda bile çabuk öfkeleniyorsa

  • Öfke nöbetleri uzun sürüyorsa

  • Kendine öfkelenecek türlü nedenleri kişi yada durum kaynaklı olmadan üretebiliyorsa

  • Genel olarak öfke halindeyse

  • Olayları çözmek için öfkeyi kullanıyorsa müdahale zamanıdır.

Öfke duyan insan öfkeyi inkar edebilir, kendisini sakinleştirecek çözümler bulabilir yada bunu ifade edebilir. Doğru ve sağlıklı yöntem öfkenin inkar edilmeden, sakinleştirilip kişinin kendisine ve başkasına zarar vermeyecek şekilde ifade edilmesidir.

Günümüz şartlarında yoğun stres ortamları öfke problemlerinin artmasına neden olmuştur. Öfkenin de diğer duygulardan bir farkı olmadığı kabul edilip doğru ve sağlıklı bir işlenmenin sağlanması ile kişiye ve çevresine zararsız hale getirilmesi gerekir. Öfkenin ifade edilme yöntemleri, öfkenin kaynakları, öfkenin doğru alanlara yönlendirilerek boşaltılması, öfkenin yönetimi, kendi kendine müdahalenin öğrenilmesi, problem çözme becerilerinin arttırılması üzerinde uzmanlar eşliğinde çalışılması sağlıksız öfkenin sağlıklı bir öfkeye dönüşmesini